Sahada ve kalpte İspanya! Messi’ye ve Arjantin’e İsrail nefreti

6a5e9387774653f687aab4d6

FIFA 2026 Dünya Kupası finali sahada İspanya ile Arjantin arasında oynansa da, İsrail Başbaşkanı Netanyahu’nun günler öncesinden Arjantin’e verdiği açık destek, final maçını diplomatik boyutuyla da öne çıkardı. Dünya adeta bir İsrail-Filistin kapışması izleyecekmiş psikolojisiyle ekran başında yerini aldı. Milyonlarca futbolseverin, son Dünya Şampiyonu olması ve Messi’nin bu takımda yer alması nedeniyle Arjantin’e duyduğu sempati, bir anda yerini nefrete bıraktı. Çünkü yaşanan politik olaylar insanları kutuplaştırdı.

‘VAMOS ARGENTİNA’

Dünya Kupası final maçını futboldan çok diplomasi boyutuyla gündeme taşıyan süreç, Arjantin’in İngiltere’yi 2-1 mağlup ederek finale çıkması sonrası başta Netanyahu olmak üzere çok sayıda İsrailli bakan ve üst düzey yetkilinin Arjantin’e destek açıklamaları yapmalarıyla başladı. Netanyahu final maçı öncesinde Arjantin’in İsrail Büyükelçisi ile bir araya geldi. Bu görüşmede Netanyahu, “Arjantin’i güçlü şekilde destekliyoruz. Ben de çoğu İsrailli gibi Arjantin’in yanındayım. İyi şanslar… Vamos (haydi/bastır) Argentina” ifadelerini kullandı.

BAKANLARDAN MESAJ

Arjantin’i finale taşıyan İngiltere maçı öncesinde ise Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, X hesabından “Bu gece tüm kalbimle Arjantin’in kazanmasını istememin nedenini gerçekten açıklamam gerekiyor mu?” mesajını paylaşırken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise maçın Arjantin’in galibiyetiyle sonuçlanmasının ardından, “Filistin devletine karşı çıktığım için Birleşik Krallık’a giremeyebilirim ama iki harika gol atıldı. Javier, tebrikler dostum” paylaşımıyla Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’ye seslenmişti. İsrail’in Arjantin Milli Takımı’na yönelik desteğinin arkasında ise futbol değil, bu ülkenin İsrail’i tanıyan ilk Latin Amerika ülkeleri arasında yer alması, ülkedeki Yahudi cemaatinin büyüklüğü ve özellikle Milei’nin Devlet Başkanı seçilmesi sonrası izlediği İsrail yanlısı politikaları yatıyor. 2023’te Arjantin’de devlet başkanlığı seçiminde zafer elde eden aşırı sağcı Javier Milei, her fırsatta İsrail’e desteğini gösteriyor. İlk devlet ziyaretini İsrail’e yapan, ülkenin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma arzusunu dile getiren Milei, İran’ın misilleme eyleminden sonra İsrail’e “sarsılmaz desteğini” açıklamış, Filistin’in BM tam üyeliğine karşı oy kullanmış bir isim. Netanyahu da 7 Şubat’ta görüştüğü Milei’yi, “Yahudi devletinin büyük bir dostu” olarak övmüştü.

ÇIKAR DOSTLUĞU

Milei’nin İsrail sempatizanlığının sadece ideolojik bir yakınlık olmadığı, stratejik çıkarlara da dayalı olduğu ifade ediliyor. Milei’nin, İsrail’den, siber güvenlik, askeri teknoloji ve tarım teknolojileri gibi alanlarda teknoloji transferi yapma arzusu biliniyor. Arjantin’de Yahudi cemaatine mensup 171 bin ile 250 bin arasında kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Bu nüfusla Arjantin, Latin Amerika’da en büyük, dünyada ise ABD ve Fransa gibi ülkelerin ardından altıncı en büyük Yahudi topluluğuna ev sahibi ülke konumunda.

‘DÜNYANIN EN IRKÇI ÜLKESİ’

Amerikalı aktör Samuel L. Jackson, Arjantin’i “dünyanın en ırkçı ülkesi” olarak nitelendirerek, final için İspanya’nın desteklenmesini istedi. Ünlü oyuncu, sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı: “Sevgili siyah topluluk… Lütfen Arjantin’in FIFA Dünya Kupası’nı kazanmasını desteklemeyin veya tezahürat yapmayın. Tarihsel olarak Arjantin, dünyanın en ırkçı ülkelerinden biri, hatta belki de en ırkçısı olmuştur.”

‘DÜN GECE İSPANYOL’DUM

Uluslararası medya kuruluşlarından Al Jazeera’da İspanya-Arjantin finali için bir makale yazan Howard Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Ziyad Motala, “Dün gece İspanyol’dum. Tıpkı dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan gibi” başlığını kullandı. Motala, “Normalde, her iki ülkeyle de ulusal bir bağı olmayan bizler için, kimi destekleyeceğimiz seçimi son derece basit olurdu. Daha güzel futbol oynayan takımı, en çok hayran olduğumuz oyuncuyu veya sadece renklerini daha çok beğendiğimiz takımı seçebilirdik” dedi ve ekledi: “Gazze ve Filistin, birçoğumuzun dünyaya bakış açısını değiştirdi. Bir zamanlar saygı duyduğumuz insanların ve kurumların, bir halkın yıkımını görmezden geldiklerini izledik. Başka bir yerde ve başka bir halka karşı işlenen dehşet verici olaylarla karşı karşıya kaldıklarında, tereddüt etmeden kınayacakları şeyleri nitelendirmek ve geçiştirmek için karmaşık kelime dağarcıkları geliştirenleri izledik. Ve gözlerini kaçırmayı reddedenleri de hatırladık. İşte bu yüzden dün gece İspanyol’dum.”

yok

Author: Fatma Öztürk